Okyanusa açılan bir liman
14/12/2008
-
Mevlana hayranı Müslüman Fransız Profesörün son vasiyeti
Mevlana hayranı olan ve Müslüman olduktan sonra Konya'ya gömülmek istediğini vasiyet eden Fransız Prof. Eva Meyerovitch'in cenazesi, uçakla Konya'ya getirildi.
Cuma günü uçakla Paris'ten İstanbul'a getirildiği belirtilen Eva De Vitray Meyerovitch'in cenazesi, THY'nin tarifeli uçağıyla bu gece Konya'ya nakledildi. Cenazeyi havaalanında, Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Abdullah Öztürk ve Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi Başkanı Ercan Uslu ile belediye yetkilileri karşıladı. Doç. Dr. Abdullah Öztürk, havaalanında gazetecilere yaptığı açıklamada, Meyerovitch'in hayattayken 2 duası olduğunu, bu dualarının da Mesnevi'nin Fransızca'ya çevrilmesi ve Konya'da Mevlana'nın yakınlarında mütevazi bir mezara gömülmek olduğunu söyledi. Meyerovitch'in mezarını Konya'ya taşıyarak ikinci duasını yerine getirmiş olacaklarını ifade eden Öztürk, şunları kaydetti: ''Konya'ya gömülme isteğini birçok konferansta ve farklı ortamlarda dile getirmişti. Ama bugüne nasip oldu. Onun arzusunun yerine getirilmesi için uzun bir süredir ailesiyle görüşmeler yaptık. Yaptığımız görüşmeler sonucunda mezarının Konya'ya taşınması konusunda ailesinden izin aldık. Bunun üzerine cenazesi cuma günü uçakla Paris'ten İstanbul'a getirildi. Bugün de Konya'ya getirildi.'' Öztürk, Mevlana'nın Mesnevi'sinde ''Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır'' dediğini hatırlatarak, ''Mevlana, farklı medeniyette olan Meyerovitch'i çağırdı. Demek ki Meyerovitch, Hz. Mevlana'yı anladı. Mevlana da kendisini anlayanları yolda bırakmıyor. Sağken çağırdığı insanlar olduğu gibi öldüğü zamanda çağırdığı insanlar oluyor'' diye konuştu. Meyerovitch'in mezarının Konya'ya taşınmasının, Mevlana'nın değerlerinin yurtiçi ve yurtdışında tanıtılması açısından çok önemli olduğunu dile getiren Öztürk, Meyerovitch'in cenazesinin Konya'ya getirilmesinden büyük mutluluk duyduğunu bildirdi. Öztürk, Meyerovitch'in cenazesinin 17 Aralık Çarşamba günü Sultan Selim Cami'nde kılınacak cenaze namazının ardından Mevlana Müzesi karşısındaki Üçler Mezarlığı'na defnedileceğini sözlerine ekledi. Meyerovitch'in cenazesi, Konya Büyükşehir Belediyesi'ne ait cenaze aracıyla Musalla Mezarlığı'nın morguna kaldırıldı. Müslüman olduktan sonra ''Havva'' adını alan ve 24 Temmuz 1999 tarihinde vefat eden ünlü Fransız yazar Prof. Dr. Eva De Vitray Meyerovitch'in, 26 Mayıs 1998'de Konya'da düzenlenen sempozyumda yaptığı ''Mevlana ve Psikoloji'' konulu konuşmasının sonunda, ''Benim gibi yaşlı bünyesi, hasta kalbiyle kilometreler katetmek bile Hz. Mevlana'nın huzurunda yorgunluk değil, mutluluk verir. Onun maneviyatının gölgesinde kıyamete kadar kalabilmek için beni Konya'ya gömün'' dediği öğrenildi. 1909 doğumlu Meyerovitch'in, hukuk ve felsefe eğitimi aldıktan sonra çalışmalarını edebiyat, felsefe ve tasavvuf konuları üzerinde yoğunlaştırdığı, dünyanın birçok ülkesindeki üniversitelerde dersler ve konferanslar verdiği bildirildi. AA |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/11/2008
-
Sakarya
25/9/2008
-
Boykot çağrısı
Sayın Başbakan, medyaya yakışır şekilde yayın yapmayan, muhalefet partisi gibi davranan, abartan, yalan, karalama ve iftiraya pervasızca yer veren gazeteleri almayın diye bir çağrıda bulundu.
Bu çağrıyı mutlaka birinin yapması gerekiyordu; tartışılacak konu, bunu Başbakan'ın yapmasının uygun olup olmadığıdır. Bu tartışma başladı, ama o kadar abartıldı, o kadar çığırından çıkarıldı ki, insan ister istemez “maksat üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi” diye sormadan edemiyor. Ben bu tartışmaya girmeden bir Müslüman olarak en azından “Müslümanım, davranışlarımda İslam'ı rehber ediniyorum” diyenlere, ahlak, insaf, vicdan sınırlarını aşan, ideolojik veya ekonomik menfaati için her şeyi mübah sayan, sahip olduğu imkanları (gazete, dergi, televizyon, reklam, sanat…) kötüye kullanan medyayı boykot etmenin farz, onları desteklemenin haram olduğunu ifade etmek isterim. Müslümanlar evlerine bu çeşit gazeteleri sokmamak ve televizyonlarında uygunsuz kanalları açmamak, izlememek durumundadırlar. Peki bu çağrı demokrasi ve basın özgürlüğü ile bağdaşır mı? Demokrasi yalnızca ahlaksızlar için değilse, ahlaklılar için de demokrasi varsa bu çağrı niçin demokrasiye aykırı olsun! Basın özgürlüğü -bütün diğer özgürlükler gibi- kötüye kullanıldığında elbette sınırlamalar gelecektir. Bunun kanunla ve kararla yapılanı olduğu gibi sivil reaksiyonla, boykotla olanı da vardır. Bir zamanlar ABD'de bir kanal, Hristiyanları üzen bir dizi yayına başlamış, ilgili sivil kuruluşlar kanala başvurup yayını kesmesini istemişler, kanal aldırmayınca reklam kaynaklarına başvurmuşlar ve “Eğer bu kanala reklam vermeye devam ederseniz sizin firmalarınızı boykot edeceğiz” demişler, firmalar kanalı uyarmış ve yayın derhal kesilmiş. Sözün özü: Kadın vücudu üzerinden para kazanan, kalitesiz ve faydasız diziler yayınlayan, din deyince tüyleri ürperen, her gün dini hareketler, uygulamalar, örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan, işi gücü Kur'an Kursları, İmam Hatip Okulları, başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan, dedektif gibi bunları takip eden, yalan yanlış haberler yapan… gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın, satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin; aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın. HAYRETTİN KARAMAN - YENİ ŞAFAK |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/9/2008
-
Bu ayin Türk basınında aslamanşet olmaz! (VİDEO) Onlar ancak Müs
 Atatürk Havalimanı'nda kendilerine has kıyafetler giyinmiş yaklaşık 60 Yahudi, yüksek sesle ayin yaptı. Peki ya bunlar Müslüman olsaydı!

Ayin sırasında Yahudilerin birbirlerine şakalar yapması dikkat çekti. Tel Aviv'e gitmek için Dış hatlar Terminali 205 numaralı salonda uçak bekleyen aralarında çocukların da olduğu Yahudiler, boynuz çalarak ayine başladı. Garip sesle irkilen çevredeki diğer yolcular Yahudilerin toplu halde ayakta sallanıp, koro halinde ilahiler söylemesini şaşırarak izledi. Bazılarının sol kolları ve başlarına şeritler bağladıkları gözlendi. Yaklaşık 30 dakika süren ritüel sırasında, söz konusu yere hiçbir görevlisinin gelmemesi dikkat çekti. Boynuzun çalınmasıyla sona eren ayin sırasında İsraillilerin birbirlerine şakalar yapması dikkat çekti. Her insanın kendi dininde ibadet hakkı en temel insanî hak. Bu dindar museviler kendi dinlerinin gereği olarak düşündüğümüz ayinlerini dünyanın her yerinde burada olduğu gibi özgürce yapabiliyorlar. Bu arada mescitsiz bir ortamda seccade serip namaz kılan insanların Türk basınında manşet manşet aşağılanmalarını bir kısım cahillerce şovla itham edilmelerini de hatırlamadan edenmiyoruz. | | | 25 Eylül 2008, Perşembe |
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/6/2008
-
BABACAN : TÜRKİYE'DE MÜSLÜMANLAR İBADET SORUNU YAŞIYOR
|
Babacan ‘Müslüman’ın sorunlarını’ yineledi DIŞİŞLERİ Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Washington’da da ‘Müslümanların Türkiye’de sorunları olduğu’ açıklamasını savunarak, “Artık gerçeklerle yüzleşmeliyiz” dedi.
Washington’da bulunan Babacan, Atlantik Konseyi adlı düşünce kuruluşunda, bir konuşma yaptı. Konuşmasının ardından bir gazetecinin “Brüksel’de, Türkiye’deki Müslümanların bazı problemleri olduğunu söylediniz. Bunları merak ediyorum’’ demesi üzerine Babacan şunları söyledi: “Sadece son beş yıldaki reform sürecimize bakalım. Pek çok reformlar yaptık, demokrasimizi derinleştirdik, temel haklarımızı iyileştirecek reformlar yaptık, hukuk kurallarının daha iyi işlemesini garanti altına alacak reformlar yaptık. Bu reformlar, Türkiye’nin her bir vatandaşı için yapıldı. Ne reform yapıldıysa, dini, kültürel, etnik durum gözetilmeksizin, Türkiye’nin bütün vatandaşlarının koşullarını iyileştirmek için yaptık. Ben çok açık olduğumuzu düşünüyorum. Gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Problemler hakkında konuşmazsak, o zaman çözüm de bulamayız. 2002’de bizim yaptığımız da buydu. Önümüzde büyük bir listeyle geldik. Problemlerle teker teker başa çıktık.”
aksam.com.tr
İşte bir medya kuruluşunun geçen gün yayınladığı sür manşeti GENELGE NE DİYOR? MEB Talim Terbiye Kurulu “ 13.12. 1977 tarihinde çıkmış bir genelgesi var. 9 Ocak 1978 tarihinde Tebliğler Dergisi’nde yayınlanmış, zamanın Müsteşarı Abdurrahman Demirtaş imzalamış ve yayınlanmış”
Söz konusu genelge “İbadet etmek isteyen öğrenciler hakkında” başlıklı ve şu ifadeye yer veriyor: “Bilindiği gibi din ve vicdan hürriyeti anayasanın 19. maddesi (Bugünkü 24. madde) ile teminat altına alınmıştır. Bu itibarla bakanlığımıza bağlı okullarda ders saatleri dışında ibadetini yerine getirmek isteyen öğrencilere okul idaresince mümkün olan kolaylıkların gösterilmesi gerekmektedir.”
BU GENELGEYE RAĞMEN NAMAZ KILMAYI ŞUÇ TEŞKİL EDERCESİNE MANŞETLERİNE TAŞIYANLAR BASKIYI SOMUT BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYMUŞLARDIR.Namazdan rahatsız oldukları için kendileri müslüman olmayabilir.Ama biz müslümanların kutsallarına saygılı olmalılarki kendilerine de saygı duyulsun.
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
internet bir okyanusdur.
Önemli olan gideceğin limanı bilmektir.
A.YETİŞİR |
 |
|
|