Okyanusa açılan bir liman
28/3/2008
-
Kula, kul olmaktan kurtulmanın yolu
“Akıl her şeyi halleder” diyorlar ama herkesin çözemediği binlerce sorun devam ediyor.
Bu sözü söyleyen adam, kendini istediği yere getiremiyor. O arzu ettiği zenginliğe ulaşamıyor.
Her geçen gün ihtiyarlarken gençliğini yerinde saydıramıyor.
Adam doktora gitmiş ve gülememekten şikayet etmiş. Doktor yaptığı çeşitli tavsiyeler ve yazdığı ilaçlardan sonra “Filan yere bir sirk gelmiş; akşamları git ve o güldürmekten kırıp geçiren adamı seyret” demiş. Hasta “İşte o güldüren adam benim” deyivermiş
Felç hastalıklarının profesörü binlerce insanımızın şifa bulmasına sebep olur. Sonunda bir gün aynı hastalık kendisine gelir ve o şifa dağıtan eller kendi titremesini durduramaz.
Güzellik uzmanı kendi kırışıklarına bir çare bulamaz ve ürettiği parfümler ve kremler gençliğini geri getiremez.
Bir zamanlar kervan kıran, beller bükenler bir gün gelir ağzının suyunu tutamaz hale geliverir.
“Hükümetin başında ben olacaktım bir ayda düzeltirdim” der de kendi evinin durumunu düzeltemez.
“Akıl her şeyi halleder” diye uzun uzun konuşur da yarının ne getireceğini bilemez, evinin geçimi, çocuğunun okul masraflarını aynı akılla bir türlü çözemez.
Sıhhatı yerinde iken dağları devirivereceğini, hiç hastalanmayacağını zanneder, dişi sızlamaya başladığında veya küçücük bir sivilceyi doktoru iyileştirmekten aciz kaldığında çaresizliğini anlar.
Ünlü birinin hastalığı esnasında hastahanenin doktoru “Yirmi dört saat sonra ne olacağı belli olacak. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Şimdilik bir şey söylemek için çok erken” derken dinleyenler, “Allah’tan ümit kesilmez” deyiveriyorlar.
Ateist gâvurlarımızın on yılda elde ettikleri gâvurluk kazanımını hastalık bile bir anda yerle bir ediveriyor.
Müslümanları yok etmek için her türlü hazırlığı yapan ve İslâm ordusunun üç katı olan müşrikler, Bedir harbinde mağlup olunca Rabbimiz, Enfal süresinde zaferin Allah’tan olduğunu bildirir:
17- Onları siz öldürmediniz. Ancak onları Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın; ancak Allah attı. Mü’minleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Allah, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
18- İşte böyle. Allah şüphesiz kafirlerin tuzaklarını zayıflatır.
19- Eğer zafer istiyorsanız, işte size zafer geldi. Eğer (inkardan ve inaddan) vazgeçerseniz sizin için daha hayırlı olur. Eğer (kafirliğe) geri dönerseniz, Biz de (mü’minlere yardım için) döneriz. Sizin topluluğunuz ne kadar çok olursa olsun, hiç bir şeyle size fayda vermez. Şüphesiz Allah mü’minlerle beraberdir.
20- Ey iman edenler, Allah’a ve Rasulü’ne itaat ediniz. (Kur’an’ı) işitip dururken ondan yüz çevirmeyiniz.
Havaya attığımız bir taş itme kanununa uygun olarak biraz yükselir, sonra yerçekim kanununa uyarak geriye düşer.
El bize ait ama eli bize veren var. İtme ve çekme kanunlarını koyan biz değiliz. Arşimet, suya kanun koymadı. Rabbimizin koyduğu kanunu, Rabbimizin verdiği beyin gücüyle buluverdi.
Durum böyle olunca bize yakışan şey, Rabbimizin tabiata koyduğu kanunlara uyarak fiziki hayatımızı mutlu bir şekilde devam ettirirken yine Rabbimizin koyduğu kurallara uyarak Allah’a kulluk görevlerimizi yerine getirmek suretiyle kula kul olmaktan kendimizi kurtaralım.
Mahmut Toptaş
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/2/2008
-
'Allah demek bile laikliğe aykırı!'
'Allah demek bile laikliğe aykırı!'
CHP için “Elli tane defosu olan parti” diyen Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk, “Bunlar dinin kendisinden rahatsız. Dini bilmeyince laikliği doğru dürüst anlamak mümkün değil." dedi. |
|
| |
|
2002 yılında CHP'den milletvekili seçildikten kısa süre sonra lideri Deniz Baykal'ı suçlayarak partisinden istifa eden ardından da Halkın Yükselişi Partisi'ni kuran Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, “CHP dinin kendisinden rahatsız. Bana gel bu dini bize öğret diye çağırdılar. İnanlar var ama içlerinde ateisti de var. Ama CHP'de öyle adamlar var ki, Allah demeyi bile laikliğe aykırı sanıyor. Bunlar bana bile tahammül edemedi' diye konuştu.
TV Net'te Tursem Çankaya Çağlav'ın hazırlayıp sunduğu 'Başkentten Portreler programına konuk olan Halkın Yükselişi Partisi lideri Yaşar Nuri Öztürk, CHP'ye katılımını ve partide geçirdiği günleri anlattı.
TAKTİK İCABI DİNE SARILDILAR
2002 seçimleri öncesinde birikimlerimi ifade etmek için CHP'den siyasete girdiğini belirten Öztürk, 'Fakat CHP'nin başındaki zat ve kurmayları beni aldattılar. Benden istifade ettiler. Sonra da 'Seni taktik icabı aldık' diye itiraf ettiler. İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, bir gazeteye verdiği beyanatta bunu itiraf etti. 'Bu partinin kanaati midir' dedim. 'Hayır' dediler. Tekzip edeceklerdi ama etmediler' şeklinde konuştu. ilahiyatçı olarak 20 yıllık birikimini partiye taşımak için yoğun çalışmalar yaptığını ancak CHP lideri Baykal'ın buna önem vermediğini belirten HYP lideri Öztürk, gerçeği anladıktan kısa bir süre sonra zaten gereğini yaparak CHP'den ayrıldığını kaydetti.
PARTİYİ PERİŞAN ETMİŞLER
CHP için 'Elli tane defosu olan parti' tanımlaması yapan Yaşar Nuri Öztürk şunları söyledi: 'Çünkü bunlar dinin kendisinden rahatsız. CHP bana, 'Biz laiklik ve din meselesini hiç bilmiyoruz. Senin gibi birinin birikimine ihtiyacımız var. Bize anlat, hatalarımızı önle. Yeniden kendimizi toparlayarak milletin önüne çıkalım' dediler. Ben 24 saat Atatürk'le yatıp kalkan biriyim. Bu adamın kurduğu partiyi perişan etmişler, bunu itiraf ediyorlar. Dini bilmeyince laikliği doğru dürüst anlamak mümkün değil. CHP'de Allah demeyi bile laikliğe aykırı diye düşünen adamlar var. CHP'deki bu adamlar bana musallat oldu. Deniz Baykal'dan lider falan olmaz, ben bu kanaatteyim.'
Baykal'ın siyasi üslubu bu
AK Parti Milletvekili Haluk Özdalga, CHP'nin laikliği kaygılarını dile getirerek başörtüsü yasağına karşı çıkması konusunda samimi olmadığını söyledi. Baykal'ın ilk günden bu yana siyaseti hep gerilim üzerinden yaptığını hatırlatan Özdalga, “1980 öncesinde CHP de rahmetli Bülent Ecevit'e karşı hiçbir fikri temele dayanmadan bir hareket yürüttü. 1980 sonrasında aynı sağlıksız kavgacı ve hizipçi anlayışını rahmetli Erdal İnönü karşısında yaptı. Şimdi aynı şeyi kavga ve yaratarak AK Partiye karşı yürütüyor. Seçim otobüslerinde başörtülü kadın resmi kullanır. Ama onların üniversiteye girmesine karşı çıkar.” diye konuştu.
Yeni Şafak | |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/2/2008
-
Umre Kayıtları Süresi Uzatıldı
| Umre Kayıtları Süresi Uzatıldı |
|
|
Umre turları hakkında bir açıklama yapan Erzincan İl Müftüsü Mustafa Uçar Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenecek olan Umre tur ve fiyatlarının belirlendiğini söyledi. Uçar yaptığı açıklamada; Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenecek turlarda 6 farklı kategori olacak. Bahar, yaz ve Ramazan ayı olmak üzere üç dönemde gerçekleştirilecek turlarda fiyatlar 690 ile 2 bin 750 euro arasında değişiyor. Türk vatandaşları için 15 Mart'tan itibaren başlayacak olan umre ziyaretleri, Eylül ayına kadar devam edecek. Bir haftalık umre programında ilk tur, otel birinci tip için 2 kişilik odalara bin 295, 3 kişilik odalara bin 190 euro ödenecek. Tarihlere göre de değişiklik gösteren fiyatlarda vatandaşlar, yaz dönemi için 2 kişilik odalara bin 335 ile bin 365 euro, 3 kişilik odalara ise bin 235 ile bin 265 euro arasında değişen ücretler ödeyecek. İki yaşına kadar olan bebekler için 60 euro alınacak. Öte yandan ikinci tip fiyatların ise 2 kişilik odaların 955 euro, 3 kişilik odaların 915 euro, 4 kişilik odaların fiyatlarının ise 860 euro olduğunu söyleyen Uçar 20 günlük Umre turları süresince Diyanet İşleri Başkanlığı, vatandaşların herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşmaları durumunda Mekke ve Medine'de sağlık elemanları bulunduracak dedi. Erzincan dan bu güne kadar normal 175ve lüks sınıf olarak 4 kişinin kayıt yaptırdığını söyleyen Uçar, bu sayının son müracaat gününe kadar 250 kişiyi bulacağını belirtti.
| Kaynak:Erzincan.net |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/2/2008
-
Noel Bayramında 'Müslüman oldum' dedi
Noel Bayramında 'Müslüman oldum' dedi
Danimarka'da yaşayan ve kendi istekleriyle Müslümanlığı seçen genç kızlar, Tatil için türkiye'yi tercih etti ve Antalya'nın Alanya ilçesinde bir otelde tatil yapmaya geldiler.. |
|
| |
|
Fazıl Tunç'un haberi
Sorularını yanıtlayan Mette Madiha Holm (21) ile Vivian Pederson (22), tamamen kendi istekleriyle Müslüman olduklarını, Danimarka'da da İslam dininin geleneklerine göre bir yaşam sürdüklerini söyledi.
Hemşire olarak çalışan Vivian Pederson, daha 14 yaşındayken İslam dinine ilgi duymaya başladığını, uzun süre araştırdıktan sonra 18 yaşında Müslüman olmaya karar verdiğini belirtti.
Kararını annesine anlatmak için 8 ay beklediğini ifade eden Pederson, ''Anneme kararımı söylediğimde sert tepki aldım. Ancak annem de zamanla bu kararımı kabullendi'' dedi.
Kız kardeşinin de kendisini anlayışla karşıladığını belirten Vivian, babasının Müslüman olmasını bir türlü kabullenemediğini, bu nedenle evden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Müslüman olduktan sonra ilk dönemlerde tepkiler aldığını ve bazı sıkıntılar yaşadığını anlatan Pederson, şöyle konuştu: ''Müslüman olduğum ilk yıllarda başörtüsü takmadım. Ama sonradan, takmam gerektiğine inandım. Bu durum Danimarka'da bir sıkıntı yaratmıyor. İş yerime rahatlıkla bu kıyafetlerimle gidip gelebiliyorum. Şimdi Danimarka'da tek başıma yaşıyorum ve çok mutluyum. İlk başlarda çok sıkıntılı günler geçirdim. Ama şimdi daha rahatım.''
21 yaşındaki Mette Mediha Holm de 1 yıl önce Müslüman olmaya karar verdiğini, ailesine kararını Noel bayramında açıkladığını belirterek, ''Bu duruma ailem çok büyük tepki gösterdi. Özellikle babamın tepkisi büyük oldu. Bana evden gitmemi söyledi. Ben de hemen evden ayrıldım ve kendime yeni bir ev tuttum. Şimdi ben de yalnız yaşıyorum'' dedi.
Müslümanlığı benimseyerek, gereklerine yerine getirmeye çalıştığını ifade eden Holm, 5 vakit namaz kıldığını, ramazan ayında oruç tuttuğunu anlattı. Holm, tatillerini de Müslüman ülkelerde geçirmeyi tercih ettiklerini, geçen yıl arkadaşı Vivian ile Bodrum'a geldiklerini belirterek, ''Bu yıl Alanya'ya geldik ve çok beğendik. Daha sonra İstanbul'u da görmek istiyoruz'' diye konuştu.
(aa) | |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/1/2008
-
PEYGAMBERLERE İTAAT VE MÜKAFATI
PEYGAMBERLERE İTAAT VE MÜKAFATI
Ey iman edenler, Allah'tan sakınıp-korkun ve O'nun elçisine iman edin, size kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Hadid Suresi, 28)
Allah'a ve elçisine itaat edin, ki merhamet olunasınız. (Al-i İmran Suresi,132)
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (Talak Suresi,11)
Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederse ve Allah'tan korkup O'ndan sakınırsa, işte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır. (Nur Suresi, 51-52)
Ey Ademoğulları, içinizden size ayetlerimi haber veren elçiler geldiğinde, kim sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltirse işte onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır. (Araf Suresi, 35)
Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği Peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar. (Nisa Suresi, 69)
Peygamber'e İtaat Allah'a İtaattir
Kim Resûl'e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik. (Nisa Suresi, 80) |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
internet bir okyanusdur.
Önemli olan gideceğin limanı bilmektir.
A.YETİŞİR |
 |
|
|